Cenab-ı Allah nasip ederse, duyulan tek bir cümle gaflet perdesinin kalkmasına neden olur.. O güne kadar duyduğunuz eksiklik belki de tek bir cümlenin içinde saklı olup yaşamınızın anahtarı olup çıkar.. Yürekten gelen Söyleten ile güzel... Cenneti sırtında taşıyanlara dünya yükü ağır gelmez. GÜLÜMCE YILDIZ. . YAZILARIMIZI LİNKİ İLE PAYLAŞABİLİRSİNİZ. EMEĞE SAYGI ! Telegram kuran öğrenme sayfamız: 👇https://t.me/Kuranogrenme
Öne Çıkan Yayın
NAMAZ KILMAK İSTİYORUM AMA, KILAMIYORUM DİYEN KARDEŞLERİME !
Namaz kılmak bir insanın yeryüzünde ulaşabileceği en büyük mutluluk.. Namazda Allah'ın huzuruna çıkıp O'na durumunu arz etmek...
29 Ocak 2017
19 Ocak 2017
Huysuz eşe sabretmekle gelen mükafat.. Zembilli Ali Efendinin Yaşamından..
Allah'a adanmış yaşamları araştırmak okumak gönlü genişletiyor.. Nasıl bir dik duruş, Allah'ın rızasına uymayan her çeşit hükme karşı çıkılıyor.. bir o kadar yufka yürek.. nefislerini ezmeyi başardıklarını görünce hayranlığınız kat kat artıyor.
Sevdiren Allah.. tevafuk oldu, evlenecek gençlerin kına gecesinde anlatıldı..
Ben de sizlerle paylaşmak istiyorum.. Zembilli Ali Efendi huysuz eşe sabrederek bakın nasıl bir makama geliyor..
Belki bir yerlerde örnek olması açısından anlatılır biz de vesile oluruz..
Ayrıca eşi ile imtihan olup kahır çekenlere de ışık olsun duası ile..
Osmanlı ulemasının en büyüklerinden Zenbilli Ali efendi hanımından hiç memnun değilmiş.
Uzun bir müddet her türlü kötülüğüne fenalığına katlanmış. Biraz kafa dinlemek için istanbul'dan Çatalca' ya gitmeye karar vermiş. Yolda iki dervişe rastlamış. Beraber yolculuk etmeye başlamışlar. Yolda giderlerken acıkmışlar ve dervişlerden biri bunun üzerine dua etmiş..
Karşıdan bir adam elinde bir sofralık yemekle çıkagelmiş. Karınlarını doyurmuşlar.
Derken biraz daha gitmişler yine karınları acıkmış bu sefer diğer derviş dua etmiş karşıdan bir adam elinde sofrayla yine gelmiş ve karınlarını doyurmuşlar.
---Bir müddet daha gitmişler ve yine mola vermişler. Sıra zenbilli Ali efendiye gelmiş.
---Daha önce hiç böyle bir dua etmemiş nasıl dua edeceğini biraz düşünmüş sonra şöyle dua etmiş.
---Ya Rabbi dervişler kimin hatırı için senden yiyecek istedilerse bende onun hürmetine senden yemek istiyorum demiş bunun üzerine karşıdan iki adam ellerinde iki sofra yemekle çıkagelmişler.
---dervişler çok şaşırmışlar nasıl dua ettin diye sormuşlar zenbilli ALİ efendiye..
o da ;
---Önce siz söyleyin siz nasıl dua ettiniz demiş dervişlerde
---Biz duamızda; Allahım bize hanımının zulmüne sabredip erenler arasına karışan Zenbilli Ali hürmetine yiyecek gönder diye dua ettik demişler...
---işte o zaman zenbilli Ali efendi işin farkına varmış ve dervişlere
---arkadaşlar benim yolculuğum burada bitiyor, benim evime hanımımın yanına dönmem gerekiyor der.
---o mertebeyi karısının eziyetine katlanmak suretiyle elde ettiğini anlar.
...
Erkek olsun, bayan olsun eşlere güzellikle muamele etmek ALLAHın emaneti olarak bakmak İslam ahlakındandır.. Sadece hanımının kahrını değil erkeğin de kahrını çeken hanımlar var mutlaka..
Bu imtihan benim Allahımdan deyip katlanılırsa inşaALlah ecri böyle çok olur..
Her nereden okunuyorsak ışık olsun efendim.
Gülümce
(Zembilli Ali Efendinin istirahat ettiği yer, İstanbul Zeyrek'te.. Üzülerek söylemeliyim ki.. resim ararken oldukça harebe bir biçimde olduğunu görüyoruz.. inşaALlah yetkililerden bir okur ve Allah rızası için ilgilenir.. 3 padişah döneminde şeyhülislamlık yapmış evliyaullahın kabri ve yaşadığı ev bakımlı özenli olmalıydı.. hepimize ziyaret etmek nasip olsun duası ile..)
Aşağıda Zembilli Ali Efendinin yaşamından bir anektod paylaşmak istiyorum..
Zühdü, takvâsı, istikâmeti ve doğruluğu ile meşhûr olan Zenbilli Ali Efendi, dîne uymayan her çeşit hükme ve karara şiddetle karşı çıkardı. Yavuz Sultan Selîm Hânın, şiddetli hareketlerini bile teskine muvaffak oldu.
Bir defâsında Yavuz Sultan Selim Hân Topkapı Sarayı hazînesi görevlilerinden yüz elli kişinin sorumsuz davranışlarından dolayı îdâmını emretmişti. Zenbilli Ali Efendi, bu kararı duyunca derhal Dîvân-ı hümâyûn’a koştu. Vezîrler ayağa kalkıp saygı ile karşıladılar ve baş köşeye oturttular. Şeyhülislâmın dîvâna gelmesi âdet olmadığından, niçin geldiğini sordular. Pâdişâhla görüşmek istediğini söyledi. Durum pâdişâha arzedildi. Yavuz Sultan Selîm Han, huzûruna girmesine izin verdi. Arz odasına girip selâm verdi.
Pâdişâhın hürmet göstermesinden sonra, gösterilen yere oturdu. Sonra pâdişâha; “Fetvâ vazîfesinde (şeyhulislâmlıkda) bulunanların bir işi de, pâdişâhın âhiretini korumak, onları dînen hatâ olan şeylerden sakındırmaktır. Yüz elli kişinin îdâm edilmesine pâdişâh fermanı çıktığını duyduk, öldürülmeleri için, dînen bir sebep tesbit edilmiş değildir.
Bunların af buyrulması ricâ olunur.” sözü üzerine kızan pâdişâh;
“Bu iş saltanatın gereğidir. Âlimler böyle işlere karışırsa devlet idâresi kargaşaya uğrar. Sorumsuzluklara göz yummak, beğenilecek tutum değildir. Bu işlere karışmak sizin vazifeniz değildir.” dedi. Zenbilli Ali Efendi, Pâdişâhın bu sözleri karşısında; “Bu karar âhiretiniz ile ilgilidir ve buna karışmak da bizim vazifemizdir. Eğer affederseniz ne iyi ne güzeldir. Yoksa âhirette cezâya müstehak olursunuz.”
Bu sözler, Pâdişâhın kızgınlığını yatıştırdı. “Affettik” diyerek lütuf gösterip, neşe ile sohbete başladı. Konuşma bittikten sonra, gitmek üzere ayağa kalkan Zenbilli Ali Efendi, Yavuz Sultan Selîm Hâna; “Âhiretiniz ile ilgili hizmeti yerine getirdim. Mürüvvet ile ilgili bir sözüm daha var.” dedi. Pâdişâh; “Onu da söyle.” deyince; “O sözüm de şudur ki, Pâdişâhın affına uğrayan o kişilerin, işlerinden el çektirilip, el açarak sokaklarda dolaşmaları, Pâdişâhlığın şânına lâyık mıdır?” dedi.
Bunun üzerine Padişâh bunu da kabûl etti. Sultan Selim Hân; “Fakat bunlar vazifelerinde kusur ettikleri için, bunları tâzir edeceğim.” dedi. Zenbilli Ali buna karşı da; “Tâzir (azarlama) pâdişâhın reyine kalmıştır. Orasını siz bilirsiniz. Bizim arzumuzu kabûl etmeniz bize yeter.” dedi. Sonra teşekkür ederek pâdişâhın huzûrundan ayrıldı. Yavuz Sultan Selim Hân da onu medhederek uğurladı.
Kaynak: tamamı için.. http://biriz.biz/evliyalar/ea1489.htm
29 Aralık 2016
SIR - SÖZÜN ÖZÜ GÜLÜMCEDEN
Sır içinde sır var..
Bulana , bulup da bilene..
Gülümce..
28 Aralık 2016
Gönül çalamazsan aşkın sazını- Aziz Mahmud Hüdai Hz
Gönül çalamazsan aşkın sazını
Ne perdeye dokun ne teli incit
Eğer çekemezsen gülün nazını
Ne dikene dokun ne gülü incit.
Bülbülü dinle ki gelesin coşa
Karganın namesi gider mi hoşa
Meyvesiz ağacı sallama boşa
Ne yaprağını dök ne dalı incit.
Bekle dost kapısın sadık dost isen
Gönüller tamir et ehli dil isen
Sevda sahrasında Mecnun değilsen
Ne Leyla'yı çağır ne çölü incit.
Rızaya razı ol hakka kailsen
Ara bul mürşidi müşkülde isen
Hakikat şehrine yolcu değilsen
Ne yolcuyu eğle ne yolu incit.
Gel haktan ayrılma hakkı seversen
Nefsini ıslah et er oğlu ersen
Hüdai incinir inciden versen
Ne kimseden incin ne eli incit.
Aziz Mahmud Hüdai Hz
KENDİNE YOLCULUĞA GEÇ KALMA !
( Aziz Mahmud Hüdayi Hz leri )
Dünyanın en güzel mekanında bulunsan, kalbin ALLAH için atmıyorsa gerçek huzuru bulamazsın..
Düşün ne kadar zaman geçti camiye gitmeyeli..O bitmek tükenmek bilmeyen işlerin hangisini kabre götüreceksin?
İnsan arada bir dönüp bakmalı giden yıllara..
Pişman olmalı ALLAH'tan uzak geçen yıllara..
O pişmanlık yerini tevbe ile taçlandırmalı..
Günde en az yetmiş kez tevbe eden peygamberimiz var..
Peki ya biz?
Çok mu temiziz .. kendimizi yeterli görüyoruz..
Rahatız, belki de hiç olmamamız gerektiği kadar..
İnsan arada bir dönüp bakmalı giden yıllara..
Pişman olmalı ALLAH'tan uzak geçen yıllara..
O pişmanlık yerini tevbe ile taçlandırmalı..
Günde en az yetmiş kez tevbe eden peygamberimiz var..
Peki ya biz?
Çok mu temiziz .. kendimizi yeterli görüyoruz..
Rahatız, belki de hiç olmamamız gerektiği kadar..
Onlar, “Bir gün, ya da bir günden daha az bir süre kaldık. Hesap tutanlara sor” derler. Muminun 113 #ayet
Her şeye geç kalabilirsin ama, kendine yolculuğa geç kalma.. Onun pişmanlığı bir ömür boyu mutsuzluk, devamı da ahirette pişmanlık ..
Samimi mümin'in bu dünyadaki en büyük korkusu; Allah'ın sevgi ve rahmetini yitirme korkusudur.. korku yoksa, kendini düzeltmek için nedeni de olmaz..
Razı edilmesi gereken yalnızca Cenabı ALLAH
Kimse dini yaşamıyormuş, etraf beni ayıplarmış
Çevrem bana yobaz demiş
Bunların hiçbiri mümin kulu bağlamaz..
“Sen Allah diyeceksin, Onun rizasi icin yaşamayan yobaz diyecek.. O da Allah deseydi, mumin kardesim derdi..
Özüne dön, yaratılış amacını unutma kardeşim... Kuran bildiriyor ''yaklaşan saat gelmekte ''
Göklerde ve Arz'da, nice ayetler(ilim ve işaretler) vardır ki; o ayetlerle karşılaşırlar ve onlardan yüz çevirirler.
Onların çoğu Allah'a iman etmezler, ancak onlar müşriklerdir.
Onlar, 'Allah'ın azabından bir örtünün' veya (yaklaşan) Saat'in, ansızın ve şuurunda değillerken, gelmesinden emin mi oldular. YUSUF SURESİ (12)/105-107 ayetler
Işık olsun, idrak olsun inşaAllah
Gülümce
28-12-2016
25 Kasım 2016
Mal da yalan, mülk de yalan.. Ölüm ansızın gelecek..
Hiç bize sıra gelmeyecekmiş gibi yaşıyoruz..
Öyle sahipleniyoruz ki yalan dünyayı
Sanki bir biz kalacağız..
Hayır yerine, kötülükte yarışıyoruz..
Zamanın değerini bilmiyoruz..
Oysa ki bugün öleceksin denilse, bir dakika daha olsun yaşamak isteriz..
Bulunduğunuz ortamda, şööyle etrafa bir bakın
Evleri seyredin..
O evlerin ilk sahipleri kimlerdi, sonra kimler geldi sahiplendi..
Yaşamınızdan kimler geldi ve göçtü ahirete..
Hangisi haber verdi ben gidiyorum diye..
Bize de öyle, sessiz sedasız gelecek ölüm meleği..
Hiç birimiz anamızı babamızı evladımızı öpemeyeceğiz, kucaklayamayacağız giderken..
Ben gidiyorum Allahaısmarladık diyemeyeceğiz..
Yarım kalacak her şey..
Şu yazdığımız yazılar dahi yarım kalacak..
Yudumladığımız çay yarım kalacak..
Henüz evlenmedim .. ya da
Çocuğum var evlenecek, torumu görmedim daha diyemeyeceğiz..
Şevkle hazırladığımız akşam yemeğine, biz oturamayacağız..
O harıl harıl çalıştığımız sınavlar, projeler yarıda kalacak..
Aşkıyla yanıp tutuştuğumuz kutsal topraklara belki de adım atamadan gideceğiz..
Ölüm işte apansızın geliyor..
Hani şu habersiz gelen misafirlere sevindiğimiz gibi, bu sefer kapıyı dahi çalmadan gelen azraile hoş geldin demeye fırsat olmayacak !
Hazır mıyız onu gülümseyerek karşılamaya..
Şükür Rabbime ki, dünya hapishanesinden kurtuluyorum mu diyeceğiz?
Ah keşke dünyaya aldanmasaydım her şeyim yarım kaldı mı diyeceğiz..
Bakacak mıyız arkaya?
Hangi gönülleri kırdık
Kimler bizden yaka silkti
Kimler hay ALLAH razı olsun dedi..
Dahası namazlarımızda ''Geldim RAbbim Sen çağırdığın için geldim '' diyebildiğimiz gibi ölüme de öyle koşabilecek miyiz..
Yaşadım, gururla yaşadım Senin dinini.. hiç korkmadım kınanmaktan
Hep bu anı bekledim diyebilecek miyiz?
Diyenlerden olalım inşaALlah..
Ben kalem alırken, gözyaşlarımı tutamadım.. İnşaALlah tüm hazırlığımız ahirete olsun
Dahası Rabbimiz bizden razı olarak imanla son nefesi verelim..
De ki: Şuphesiz oncekiler de, sonrakiler de belli bir gunun
belirli bir vaktinde toplanacaklardir.
Vakıa |Suresi- 49- 50
Ne diyordu Hak aşığı Yunus Emre,
Mal da yalan mülk de yalan, var biraz sen de oyalan..!
Işık olsun efendim.. idrak olsun..
Gülümce, 24-11-2016
1 Kasım 2016
Sefer Ayı -Uğur ve Uğursuzluk !
Değerli kardeşlerim, sefer ayı ile birlikte.. çevremizde, sosyal medyada bu aya özel dualar namazlar ibadetler yayılmaya başladı..
Sefer ayı uğursuzmuş, kaza belaların olduğu aymış..
Kim diyor ? filan hoca , filan komşu..
Allah Rasulü (as) size iki şey bıraktım, onlara sarılırsanız sapıtmazsınız buyuruyor
Sefer ayı uğursuzmuş, kaza belaların olduğu aymış..
Kim diyor ? filan hoca , filan komşu..
Allah Rasulü (as) size iki şey bıraktım, onlara sarılırsanız sapıtmazsınız buyuruyor
Kuran ve sünnete hadislere bakmadan.. her söylenene inanırsak hem yoldan saparız hem de hayatı kendimize zindan ederiz..
Dinimiz akıl dini..
Sizce hiç ALLAHın yarattığı bir gün ay, yıl hayırsız uğursuz olabilir mi? bir düşünelim..
Sizce hiç ALLAHın yarattığı bir gün ay, yıl hayırsız uğursuz olabilir mi? bir düşünelim..
Bidatlere hurafelere aldanmayalım.. Her gün çok güzel, her yeni güne doğan güneşle uyanıyoruz..
Asıl tehlike, bu hurafelere inanmak..
Asıl tehlike, bu hurafelere inanmak..
Kuranda haram aylar vardır.. bu aylarda savaş yapmak yasaklanmıştır.. ancak eskiden arapların kendi içlerinde savaşları bitmezdi..Muharrem ayını sefer olarak adlandırıp ALALhın haram kıldığı üç ayı ikiye indiriyolar..
Konu bundan ibaret kardeşlerim..
Buyrun Kuranda tevbe suresi
Haram ayları başka aylara ertelemek küfürde ileri gitmektir. Bu uygulamayla inkar edenler saptırılırlar. Allah'ın haram kıldığı ayların sayısına uydurmak için bir ayı bir yıl helal ve bir yıl haram sayıyorlar. Böylece Allah'ın haram kıldığını helal kılıyorlar. Onlara kötü işleri güzel gösterildi. Allah kâfirler topluluğunu doğru yola erdirmez. Tevbe Suresi- 37
ALLAH Rasulü bizleri uyarıyor:
Hastalığın kendiliğinden sirâyeti yoktur; uğursuzluk ve baykuş ötüşünün olumsuz etkisi yoktur; Safer ayının hayır ve şerle bir alâkası yoktur; bunlar cahiliye hurafeleridir. Cüzzamlıdan, aslandan kaçtığınız gibi kaçınız! (Buhârî, Kitâbut-Tıp, H. No: 1927)
Resulullah, gördüğü şeyleri hayra yorar, hiçbir şeyi uğursuz saymazdı (İ. Ahmed)
Işık olsun İnşaAllah her nereden okunuyor isek..
Gülümce Yıldız.. 01-11-2016
Kaydol:
Yorumlar (Atom)





