Öne Çıkan Yayın

NAMAZ KILMAK İSTİYORUM AMA, KILAMIYORUM DİYEN KARDEŞLERİME !

Namaz kılmak bir insanın yeryüzünde ulaşabileceği en büyük mutluluk.. Namazda Allah'ın huzuruna çıkıp O'na durumunu arz etmek...

23 Ağustos 2015

Şeyhi olmayanın şeyhi şeytan mı?





Buradaki şeyhten kasıt son zamanlarda kullanılan herhangi bir tarikata cemaate girmek.. girmeyenlerin ise yoldan sapacağı anlamında ise.. Şeyhi olmayanın şeyhi şeytan demek doğru değil tabii ki..!

Cenab-ı ALLAH çok büyüktür..  bir adım gidene yolları açar, bin adım gelir..  Bu bir Hak dostunun sözü de  olur.. herhangi bir resim de.. O zamana kadar gaflet perdeleri ile yaşayan bir insan.. tek bir söz ile Allaha yönelebilir.. Namazında, Kuranında, tesettüründe.. dahası Kuranı yaşamayı ilke edinip.. dosdoğru yola erişebilir..

Peygamberler birer mürşittir, yol göstericidir.. 
Alimler, veliler  birer yol göstericidir.. Onlar ALLAhın kitabına, Resulün sünnetine yapıştıkları için.. ve bizzat da Hakkı yaşadıkları için.. insanlara örnek teşkil edip, Hakka ulaşmaya vesile olurlar..

Cenab-ı ALLAHın kullarını veli seçmesi önder yaparak  bu nur ile taçlandırması Cenab-ı ALLAH’a yürekten bağlanıp şükreden kulların nasibidir..

Allah ayetlerinde buyuruyor:
 Sabredip ayetlerimize kesin olarak inanmalarindan oturu, aralarindan, onlari buyrugumuzla dogru yola goturen onderler yaptik. Secde- 24 ayet 

İbrahim O'nun nimetlerine şükrediciydi. Allah onu beğenip seçmiş ve doğru yola iletmişti. Nahıl- 121 ayet

Samimiyetle dini yaşayan ALLAhın velileri bu konuda örnek teşkil eder.. bir insan tek başına nasıl yol alacağını bilmiyorsa.. şeytana uyabilir.. Peygamber, sünnet, fıkıh bilmeden yanlışa gidebilir.. bu anlamda doğrudur.. mürşitler rehberlik yaparlar..

Lakin .. mutlaka bir tarikat şeyhine intisap edilecek, edilmezse.. şeytana uyar manası çıkarmak doğru değil..

Yukarıda da dediğim gibi, Allah bir adım gidene on adım gider.. Yürekten isteyene kapısını açar.. Hak yola  girmek mutlaka tarikata bağlanmakla olur demek yanlıştır.. 


Buna en güzel örnek , yakın zamanda kalbini ALLAh’a açan bir kardeşimiz.. sabahın  dördünde yazılarımızla karşılaşıyor.. ve Rabbimiz  dünya hayatının geçiciliğini idrakını veriyor..
Dün dünya aldanan kardeşimiz, bugün namazında, tesettüründe.. dahası  etrafındaki sahte dostlar ile nasıl dünyaya aldandığını ve boşa yaşadığını söylüyor..
Allah son nefese kadar şevk ile daim eylesin..

Demek ki.. Hak yolu bulanlar mutlaka şeyh ile bulacak gerisi şeytana uyacak diye bir durum yok!

O zaman tarikata girmeyenler.. yanlış yolda gibi bir mana çıkar.. ya da tarikatta olmayanları küçümsemek, haddi aşmak olur.. Resulullah (as)'ın kalbini mi yardın hadisini hatırlayalım..
Ayrıca şeyh sıfatı, insanların  verdiği bir isimdir.. Kuranda Salihlerden , velilerden bahsedilir.. 

Çok fazla bilmek insanı kurtarmıyor


Çok fazla bilmek insanı kurtarmıyor.. önemli olan o bilenenler KURAN ve sünnete uygun mu? o bilinenlerle amel etmek..
İlahiyat profesörü olsan, tasavvuf eğitimleri doktorası yapsan.. ne olur..
O bildiğinle amel ediyor musun?
Yüreğin ALLAH için çarpıyor mu?
Yolum Resulümün yolu diyebiliyor musun?
Makamın mevkin, seni insan olmaya götürüyor mu?
Adım atsan Rabbim şimdi benden razı olur mu diyebiliyor musun?
İşte bütün mesele budur..
Gerisi teferruat..

Peygamberlerin hayatlarına baktığımızda.. daha önceden de anlattığım gibi, hiçbirisi din adımı değildi.. her biri farklı meslek gruplarındandı.
Allah veli kullarından bahsediyor.. Peygamberin varislerinden..
Ne soya bakıyor Cenab-ı ALlah.. ne sopa.. ne cinsiyete.. , ne hangi tarikattan olduğuna.. sadece yüreğe bakıyor..
Bir insan din adamı olabilir.. her şeyi de bilebilir.. bizim bilgimiz yanında zerre dahi etmeyebilir.. dağdaki bir çoban da olabilirsin.. hiç önemi yok..
O Rabbim dediği zaman, seni feyzi ile.. uzaklara götürebiliyor mu?

Yüreğin titriyor mu.. kendindeki eksikliği görebiliyor musun? yüzünü görmen de şart değil.. adını duyduğunda ''Allah'ı '' hatırlatıyor mu?

İşte marifet burada..
“Onlar o kimselerdir ki, Allah imanı kalplerine yazmış ve onları kendinden bir ruh ile desteklemiştir.” (Mücâdele: 22)
Rabbim marifetli mübarek kullarından eylesin bizleri..
Gülümce Yıldız (ilk yayın 04-2015 )

22 Ağustos 2015

Yasin Suresi- Arapca ve Türkçe Okunuşu ile..

Yasin Suresi 


Yasin Suresi Arapça 1. Sayfası



Yasin Suresi Arapça 2. Sayfası



Yasin Suresi Arapça 3. Sayfası



Yasin Suresi Arapça 4. Sayfası



Yasin Suresi Arapça 5. Sayfası



Yasin Suresi Arapça 6. Sayfası







Yasin Suresi Okunuş 

1. Yasın
2. Vel kur'anil hakiym
3. İnneke le minel murseliyn
4. Ala sıratım müstekıym
5. Tenziylel aziyzir rahıym
6. Li tünzira kavmem ma ünzira abaühüm fehüm ğafilun
7. Le kad hakkal kavlü ala ekserihim fehüm la yü'minun
8. İnna cealna fı a'nakıhim ağlalen fe hiye ilel ezkani fehüm mukmehun
9. Ve cealna mim beyni eydihim seddev ve min halfihim sedden fe ağşeynahüm fehüm la yübsırun
10. Ve sevaün aleyhim e enzertehüm em lem tünzirhüm la yü'minun
11. İnnema tünziru menittebeaz zikra ve haşiyer rahmane bil ğayb fe beşşirhü bi mağfirativ ve ecrin kerım
12. İnna nahnü nuhyil mevta ve nektübü ma kaddemu ve asarahüm ve külle şey'in ahsaynahü fı imamim mübiyn
13. Vadrib lehüm meselen ashabel karyeh iz caehel murselun
14. İz erselna ileyhimüsneyni fe kezzebuhüma fe azzezna bi salisin fe kalu inna ileyküm murselun
15. Kalu ma entüm illa beşerum mislüna ve ma enzeler rahmanü min şey'in in entüm illa tekzibun
16. Kalu rabbüna ya'lemü inna ileyküm le murselun
17. Ve ma aleyna illel belağul mübın
18. Kalu inna tetayyarna biküm leil lem tentehu le nercümenneküm ve le yemessenneküm minna azabün eliym
19. Kalu tairuküm meaküm ein zükkirtüm bel entüm kavmüm müsrifun
20. Ve cae min aksal medıneti racülüy yes'a kale ya kavmittebiul murseliyn
21. İttebiu mel la yes'elüküm ecrav vehüm mühtedun
22. Ve ma liye la a'büdüllezı fetaranı ve ileyhi türceun
23. E ettehızü min dunihı aliheten iy yüridnir rahmanü bi durril la tuğni annı şefaatühüm şey'ev ve la yünkızun
24. İnnı izel le fı dalalim mübın
25. İnnı amentü bi rabbiküm fesmeun
26. Kıyledhulil cenneh kale ya leyte kavmı ya'lemun
27. Bima ğafera lı rabbı ve cealenı minel mükramiyn
28. Ve ma enzelna ala kavmihı mim ba'dihı min cündim mines semai ve ma künna münziliyn
29. İn kanet illa sayhatev vahıdeten fe iza hüm hamidun
30. Ya hasraten alel ıbad ma yetiyhim mir rasulin illa kanu bihı yestehziun
31. Elem yerav kem ehlekna kablehüm minel kuruni ennehüm ileyhim la yarciun
32. Ve in küllül lemma cemiy'ul ledeyna muhdarun
33. Ve ayetül lehümül erdul meyteh ahyeynaha ve ahracna minha habben feminhü ye'külun
34. Ve cealna fiyha cennatim min nahıyliv ve a'nabiv ve feccerna fiyha minel uyun
35. Li ye'külu min semerihı ve ma amilethü eydiyhim efela yeşkürun
36. Sübhanellezı halekal ezvace külleha mimma tümbitül erdu ve min enfüsihim ve mimma la ya'lemun
37. Ve ayetül lehümül leyl neslehu minhün nehara fe iza hüm muslimun
38. Veş şemsü tecrı li müstekarril leha zalike takdiyrul aziyzil aliym
39. Vel kamera kaddernahü menazile hatta ade kel urcunil kadiym
40. Leşşemsü yembeğıy leha en tüdrikel kamera velel leylü sabikun nehar ve küllün fı felekiy yesbehun
41. Ve ayetül lehüm enna hamelna zürriyyetehüm fil fülkil meşhun
42. Ve halakna lehüm mim mislihı ma yarkebun
43. Ve in neşe' nuğrıkküm fela sariyha lehüm velahüm yünkazun
44. İlla rahmetem minna ve metaan ila hıyn
45. Ve iza kıyle lehümütteku ma beyne eydıküm ve ma halfeküm lealleküm türhamun
46. Ve ma te'tiyhim min ayetim min ayati rabbihim illa kanu anha mu'ridıyn
47. Ve iza kıyle lehüm enfiku mimma razekakümüllahü kalelleziyne keferu lilleziyne amenu e nut'ımü mel lev yeşaüllahü at'amehu in entüm illa fı dalalim mübın
48. Ve yekulune meta hazel va'dü in küntüm sadikıyn
49. Ma yenzurune illa sayhatev vahıdeten te'huzühüm vehüm yehıssımun
50. Fela yestetıy'une tevsıyetev ve la ila ehlihim yarciun
51. Ve nüfiha fis suri fe iza hüm minel ecdasi ila rabbihim yensilun
52. Kalu ya veylena mem beasena mim merkadina haza ma veader rahmanü ve sadekal murselun
53. İn kanet illa sayhatev vahıdeten feiza hüm cemiy'ul ledeyna muhdarun
54. Fel yevme la tuzlemü nefsün şey'ev vela tüczevne illa ma küntüm ta'melun
55. İnne ashabel cennetil yevme fı şüğulin fakihun
56. Hüm ve ezvacühüm fı zılalın alel eraiki müttekiun
57. Lehüm fiyha fakihetüv ve lehüm ma yeddeun
58. Selamün kavlem mir rabbir rahıym
59. Vemtazül yevme eyyühel mücrimun
60. Elem a'hed ileyküm ya benı ademe el la ta'büdüş şeytan innehu leküm adüvvüm mübiyn
61. Ve enı'büduni haza sıratum müstekıym
62. Ve lekad edalle minküm cibillen kesiyra efelem tekunu ta'kılun
63. Hazihı cehennemülletı küntüm tuadun
64. Islevhel yevme bima küntüm tekfürun
65. El yevme nahtimü ala efvahihim ve tükellimüna eydıhim ve teşhedü ercülühüm bima kanu yeksibun
66. Velev neşaü letamesna ala a'yünihim festebekus sırata fe enna yübsırun
67. Velev neşaü le mesahnahüm ala mekanetihim femestetau mudiyyev ve la yarciun
68. Ve men nüammirhü nünekkishü fil halk efela ya'kılun
69. Ve ma alemnahüş şı'ra ve ma yembeğıy leh in hüve illa zikruv ve kur'anüm mübiyn
70. Li yünzira men kane hayyave ve yehıkkal kavlü alel kafirın
71. E ve lem yerav enna halakna lehüm mimma amilet eydına en'amen fehüm leha malikun
72. Ve zellelnaha lehüm fe minha rakubühüm ve minha ye'külun
73. Ve lehüm fiyha menafiu ve meşarib efela yeşkürun
74. Vettehazu min dunillahi alihetel leallehüm yünsarun
75. La yestetıy'une nasrahüm vehüm lehüm cündüm muhdarun
76. Fela yahzünke kavlühüm inna na'lemü ma yüsirrune ve ma yu'linun
77. Evelem yeral insanü enna halaknahü min nutfetin fe iza hüve hasıymün mübın
78. Ve darabe lena meselev ve nesiye halkah kale mey yuhyil ızame ve hiye ramım
79. Kul yuhyıhellezı enşeeha evvele merrah ve hüve bi külli halkın alım
80. Ellezı ceale leküm mineş şeceril ahdari naran fe iza entüm minhü tukıdun
81. Eveleysellezı halekas semavati vel erda bi kadirin ala ey yahlüka mislehüm bela ve hüvel hallakul alım
82. İnnema emruhu iza erade şey'en ey yekule lehu kün fe yekun
83. Fe sübhanellezı bi yedihı melekutü külli şey'iv ve ileyhi türceun





30 Temmuz 2015

Namaz, Namaz.. Uçacaksın !


Abdullah B Abbas rivayetle: Resulullah (as) buyuruyorlar:
"Cennet ehli cennete girdiği zaman, onlardan biri/bazıları, anne - babasını ve çocuklarını sorar. Ona: 'Sorduğun kimseler, senin ulaştığın dereceye ulaşamadılar!' diye cevap verilir. O da: 'Ya Rabbi! Ben hem kendim, hem de onlar için amelde bulundum.' der. Bunun üzerine onların da onunla birlikte kalmaları için emir verilir."(Kurtubî, XVII/67).
Dikkat edilirse, bu hadiste, aile fertlerinden birinin şefaatiyle, cehennemlik olanların cennete gireceğinden bahsedilmiyor. Burada söz konusu edilen kişiler, zaten cennete girmiş, ancak farklı seviyede mükâfat almış olanlarla ilgilidir. Cennete girdikten sonra, aile fertlerinden bazıları yüksek dereceler kazanmışsa, ailenin bir arada yaşaması adına, daha aşağı mertebede olanlar, daha yukarı mertebedekilerin yanına yerleştirilir. Çünkü, yukarı dereceler kazananları, aşağı mertebeye getirmek Allah'ın merhametine uygun düşmez. O hep fazladan veren Kerîmdir. (Alıntı ) -- Eğer bir anne baba ya da evlat samimiyetle dini yaşıyorsa.. cennete gittiğinde, diğer aile fertlerinin de derecesini yükseltecek.. Tabii cenab-ı ALlah izin verirse.. O halde buradan anladığımız, bir insanın ailesinde dindar olan birisi varsa.. ona daha çok destek olmalı dinini yaşaması için.. Ancak Allah yolundaki dindar insanların, imtihanları da çetin olur.. bilakis en yakından başlamak üzere.. Uçacaksın namaz, namaz, kuran kuran... söylemi ile karşı karşıya gelmeyen var mıdır acaba? dini yaşamayanlar tarafından..
O uçacaksın denilenlerin kendi cennetlerinin derecelerini arttıracaklarını bilselerdi sanırım böyle bir şey demezlerdi.. dahası en başta kendileri dine yönelirlerdi..
Namaz kılmayan namazın değerini bilir mi? Yüce ALlah'ı inciten, seni mi incitmeyecek? 
Özetle, bugün dini yaşayanlara köstek olanlar.. yarın belki de onların sayesinde.. cennet ırmaklarında pınar başlarında olacaklar.. bir de bu tarafı var ! tabii iman etmişler ise.. 
Evlat anne babaya.. uçacaksın diyebilir mi? tabii bu söylem.. dindar olmayan anne babanın , yakın çevrenin evladına söylemi..
Unutmayın, dindar salih evlat nimettir.. bugün kınarsınız o evlat.. yarın sizin arkanızdan Kuran okur.. hayır duaları eder.. Allah buyuruyor: İman etmiş ve zürriyetleri de iman ederek onların ardından gitmiş olanlara gelince, işte biz onların zürriyetlerini de kendilerine kattık. Bununla beraber, onların amellerinden de hiç bir şey eksiltmeyiz. Herkes rehin gibi kazancına bağlıdır." (Tur, 52/21) Gülümce Yıldız 30-07-2015

29 Temmuz 2015

Sözünde Durmak..


Allah buyuruyor:

“Verdiğiniz sözü de yerine getirin. Çünkü verilen söz, sorumluluğu gerektirir.”
(İSRA SURESİ – 34. AYET)

Resulullah (as)'ın bir  ismi el emin idi.. Düşmanına karşı  bile güvenilirdi.. 
Mümin güvenilirdir, çünkü onun senedi ALLAH'a verdiği sözdür..  yalanla , düzenle birlikte din yaşanmaz..  Dahası insanların kendilerini haklı çıkarmak için.. bahane uydurmaları da yakışıkalır bir durum olmaz.. Tevbe etmeli.. 

Söylediğimiz söze sahip çıkmak, her şeyden önce kendimize saygımızı gösterir.. sözünde durmak sağlam karakterdir.. Velev ki, şartlar yetersiz olur.. verilen söz yerine getirilemiyordur.. karşı tarafa güzellikle izahı yapılır, zaman istenir...  Ancak, sözden cayıp da kılıf uydurulmaz.  

Yalan konuşan ALLAHın gördüğünü bilmiyor mu? zorunlulukda yalan söyleyeyim.. zorunluluk olmadığında doğrusunu söyleriz.. böyle bir mantık olabilir mi?

Bakınız bir hadisi şerifde nasıl buyuruyor Resulullah (as) Efendimiz..
Safvan İbnu Süleym (ra) anlatıyor:

“Ey ALLAH'ın Resûlü! mü'min korkak olur mu?” dedik.
“Evet!” buyurdular.
“Pekiyi cimri olur mu?” dedik, yine:
“ Evet!” buyurdular. Biz yine:
“ Pekiyi yalancı olur mu?” diye sorduk. Bu sefer:
“Hayır!”buyurdular.”

(Muvatta, Kelâm 19)




Resulullah (as) buyuruyorlar:
“Ahde vefa, sözünde durmak imandandır.”
  “Ahdine vefası olmayanın, imanı da (dini de) olamaz.”
sözünde durmamak, imanın özünde bulunan sadakat kavramı ile çelişmektedir. Sözünü yerine getirmeyen insan, güvenilir değildir..

Kur’an’da:    
“Verdiğiniz sözü de yerine getirin. Çünkü verilen söz, sorumluluğu gerektirir.”
(İSRA SURESİ – 34. AYET) buyruluyor..

Kuran vefasızlığı yasaklar.. Bugün insanları aldatmak kolay ama, bugünün yarını da var..

“İşte, verdikleri sözlerini bozmaları sebebiyledir ki onları lanetledik, kalplerini de kaskatı kıldık.”  (MAİDE SURESİ – 13. AYET)

Mümin vasıflarından biri de.. sözünü yerine getirmektir.. dürüstlüktür..

“...Antlaşma yaptıklarında sözlerini yerine getirenler... İşte bunlar, doğru olanlardır. İşte bunlar, Allah’a karşı gelmekten sakınanların ta kendileridir.”

(BAKARA SURESİ – 177. AYET)


Gülümce..


26 Temmuz 2015

Neyi ALLAHın rızasının önüne geçiriyorsanız.. o sizin şeytanınızdır..



Allah Adem as 'ı yeryüzünün halifesi kılıyor.. bizim ruhumuzda, bedenimizde ne varsa.. Adem as 'da olanlar.. İnsan nefisni de dinleyebilir, vicdanını da..
Adem as yıllarca (bir rivayette 2-3 sene ) ağlıyor..
Peki biz bir gün boyunca ALLAH için ağlayabildik mi ?
O her türlü eksikliğini nefsine veriyor.. ve nefsinin mağfireti için dua ediyor..
''Be nefsime zulmettim.. Sen bağışlamazsan en büyük hüsrana uğramış olurum ''
Peki ya şeytan?
''Bana ruhsat ver, mühlet ver '' diyor..
Özetle, görüldüğü gibi.. insanın hatasını, eksiğini nefsinde bilip.. kalpdeki günahlar dal budak sarmadan içten bir tevbe ile.. Allah yoluna girmesi gerekiyor..
Allah yolundan gaye.. sözde değil ama..
Tam teslimiyet ve mümin duruşu.. dik duruş !
Dahası.. ertelemenin şeytandan olduğunu bilmek..
Unutmayın, neyi ALLAH'ın rızasının önüne geçiriyorsanız.. o sizin
şeytanınızdır..
(Kafidir inşaALlah... )

18 Temmuz 2015

İnsan ancak değerini bildiği şeye şükreder..



Değerini bilmiyorsa neden şükretsin ki..
Sebep yok..
Çünkü onun için ehmemiyetsiz .. olsa da olur, olmasa da olur..
Önemli olan nefsi.. önemli olan başkalarının rızası..
Allah sana bir vesile ile yol açıyor.. mesela namaz kılmaya başlıyorsun..
Ya da örtün emrini yerine getiriyorsun..
Üç beş gün şevkin oluyor.. sonra yine dünyaya aldanıp bırakıyorsun..
Vazgeçiyorsun ALLAHın rızasından..
Çünkü sahip olduğun nimetin farkında değilsin.. seçilmişliğini idrak edemiyorsun..
Senin elindeki o nimetlere kapalı gaflette, kaç kalp olduğunu bilmiyorsun..
Ve ALLAH buyuruyor:
'' O, istediğiniz şeylerin hepsinden size verdi. Eğer Allah’ın nimetlerini saymaya kalkışsanız sayamazsınız. Şüphesiz insan çok zalimdir, çok NANKÖRDÜR '' İbrahim Suresi- 34
Ve.. bir sır daha..
Hani Rabbiniz size, andolsun ki nîmetlerime şükrederseniz arttırırım ve andolsun ki nankörlük ederseniz şüphe yok ki azâbım pek çetindir diye hükmünü bildirmişti. İbrahim Suresi- 7 ayet
Allah başka ayetinde de nankörleri sevmediğini buyuruyor..
Sahip olunanları sımsıkı tutmayı bilmeli.. bilmeyince elden gidiyor..
Ve dahası şu ilaveyi de yapayım ki.. içinizde yoksa.. nazla niyazla din yaşanmıyor..
Mümin bir kere söz verir Rabbine ve o sözde de sabit olur.. ALlah da onu en güzel yerlere getirir inşaALlah..
(Allah yolunda, vazgeçenleri görünce değinmek istedim.. )