Öne Çıkan Yayın

NAMAZ KILMAK İSTİYORUM AMA, KILAMIYORUM DİYEN KARDEŞLERİME !

Namaz kılmak bir insanın yeryüzünde ulaşabileceği en büyük mutluluk.. Namazda Allah'ın huzuruna çıkıp O'na durumunu arz etmek...

EVLİYALAR etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
EVLİYALAR etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

29 Kasım 2015

Aziz Mahmud Hüdayi ve Mehmet Nasuhi Üsküdari Hz leri ziyaretimiz (evliyalar )



Bugün istikamet.. Aziz Mahmud Hüdayi Hz Hocamız, Cennet Efendi ve Üsküdar Doğancılarda bulunan Mehmet Nasuhi Üsküdari Hzleri idi.. ziyaret edip, duada bulunduk.. 
İzin veren Rabbimize şükürler olsun, çağırıldık ve gittik..
 ALLAH dostlarını ziyaret.. ALLAHa daha çok yaklaştırıyor..

Hadis-i şerifte buyruluyor: 
 "Bir kimse, Allah'ın dostlarını sever, düşmanlarını düşman bilirse ve Allah için verir ve Allah için vermezse, imanı kâmil olur" 


Aiz Mahmud Hüdayi Hz leri.. Bursa kadısı iken.. makamı mevkiyi bırakıp.. Hak yolunda nefisini terbiye ederek.. Sarayların sultanlarına  hoca olmuş  tam bir ALLAh dostu..


Kendisinin Sultan I. Ahmed Han'ın talebi üzerine yaptığı şu duâsı ne kadar mânâlı ve güzeldir:

5 Kasım 2015

Şeyh Ebul Vefa hazretleri ziyaretimiz

İstanbul Unkapanında, Vefa bozacısının olduğu sokakta Ebul Vefa hzleri yazan tabela dikkatimizi çekiyor.. böylelikle kendilerini ziyaret ediyoruz.. Türbe Şeyh Ebul Vefa Camiinin içerisinde 

İçeriye girer girmez, maneviyatı hissediyorsunuz.. ALlahı seven kulların bizzat yanlarında olmak, onlar ALlahı çok sevdiği için.. ziyaret etmek.. ALLAH sevgimizi daha da arttırıyor. Mutlaka ve mutlaka ziyaret etmenizi isterim içerisi hem çok sakin hem de çok feyizli..



 Türbe ziyaretimizden sonra, Ebul Vefa Camininden içeri girip namazımızı kıllıp tekrar gelebilmek duası ile ayrılıyoruz.. Rabbim kabul etsin, gitmek isteyen herkese de nasip etsin inşaALlah.. 



.

                       (Ebul Vefa Hzlerinin duası ve zikileri )

         Ebul Vefa Hazretleri hakkında kısa bilgi..


Şeyh Ebû’l-Vefâ hazretleri, İstanbul’un meşhur velilerindendir.

İsmi Mustafa bin Ahmed’tir. Lakabı. “Muslihuddin“dir. Şeyh Ebü’l-Vefâ diye meşhur oldu.

Konya‘da doğdu. Doğum tarihî kesin olarak belli değildir. İyi bir tahsil gördü. Tahsilini tamamladıktan sonra, Edirne’de Dabbâğlar Camiinin imamı Şeyh Muslihuddin Efendiye talebe oldu. Ondan maddî ve manevî ilimleri tahsil etti. Bir ara hacca gitti. Hac dönüşünde Hıristiyan korsanlar tarafından esir edilip Rodos adasına götürüldü.

Zamanın gözü pek kahramanlarından Karaman oğlu İbrahim beyin fidyesini ödemesiyle hürriyetine kavuştu. İstanbul’a yerleşti. Şimdi orada adıyla anılan “Vefa” semtinde irşâd ile meşgul oldu. Devlet ricali ve dünyaya düşkün olanlara iltifat etmezdi. Zamanın bir çok meşhur kimseleri kapısına gelir saatlerce bekler yine kabui etmezdi.

Hatta bir defasında Fatih Sultan Mehmed Han hazretleri bile kapısına geldi. Onunla görüşmek İstedi. Uzun süre bekledi. Şeyh hazretleri o yüce Hakanı kabul etmedi. Sultan çok üzüldü. Fatihi kabul etmediği için kendisi de üzülmüş ve hatta iki damla göz yaşı bile dökmüştü. Yanında bulunanlar: “Efendim! Neden Sultanı kabul etmediniz. Hem siz üzüldünüz ve hem de o üzüldü?” dediklerinde: Şeyh hazretleri: 

“Doğru söylersiniz. Ama inanıyorum kî, benim ona olan muhabbetim ve onun bana olan sevgisi ve ihtiyacı bize asıl vazifemizi unutturacak kadar fazladır. Dostluğumuz ve sohbetimiz birçok vatandaşın İşinin yarım kalmasını veya yapılmamasına sebep olabilir. O sohbetimize katılırsa korkarım sonunda padişahlığı bırakmak isteyecek…” 

Sultan İkinci Bayezid-i Veli hazretleri, kızını evlendirirken nikahını şeyhlerinin kıymasını istedi ve onun için ona kırk bin akçe gönderdi. Şeyh hazretleri, paraları kabul etmedi ve: “Muhyiddin Konyevî vardır. Fakirdir, bu paraları ona verin, o bereket bir zâttır. Onu getiriniz bu işi o yapsın.” dedi.  Böylece şeyh hazretleri bir başkasını kendisine tercih etti. Şeyh hazretleri. Astronomi ve Astroloji ilimlerine vakıftı. Bir çok kitap yazdı. Bir çok talebe yetiştirdi. 896 (M. 1490) yılında İstanbul’da vefat etti. 


Kaynak :Rûhu’l-Beyan Tefsiri Tercumesi: 3/35-36.

“Evliyâyı sevmekten daha kıymetli ibâdet olamaz. Evliyâyı sevmek, Allahü teâlâyı sevmeğe yol açar” Şâh Şücâ Kirmânî ks

Ruhlarına el- fatiha..

05-11-2015 

Nasıl gidilir? ( Unkapanı. Vefa Durağının karşısında IMC bloklarının olduğu tarfa geçilir.. 50 metre yürüdükten sonra:  köşe başında tabela gösteriyor.. Ebul Vefa Hazretleri diye.. sokkatan içeri girdiğinizde vefa bozacısından devam edin.. bir kaç adım sonra görülüyor.. )

Mehmet Emin Tokadi Hazretleri ziyaretimiz (evliya ziyaretleri )

Nasibi olan gelip kabrini bulsun..
Çok şükür bugün bize nasip oldu..  



Allah dostlarını ziyaret etmeyi çok seviyorum.. Onların Yaradana yakınlığı.. sevmeye sebep.. huzur veriyor..Dün bir dostumuzun hatırlatması ile, çok uzak olmasına rağmen.. bugün bizzat gidip ziyaret ettik ettik..



Biz çok feyz aldık, Kendisi evliyaların büyüklerinden, mutlaka gidip ziyaret edilmesi gerektiğini düşünüyorum..
(Mehmet Emin Tokadi hz.lerinin duası ) 




(Burası yol kesişimi )


Hayatı hakkında kısa bilgi:

Mehmet Emin Tokadi Hazretleri, Mekke’de İmam-ı Rabbani Hz.nin oğlunun talebesine talebe olmuştur. 3 sene sonra hocası bu zat’ın İstanbul’a gitmesini istemiştir.

Hocası kendisinden son bir arzusunun olup olmadığını sormuştur. Mehmet Emin Tokadi Hz. ise o güzel kalbiyle hocasından şöyle dua istemiştir: “Benim vefatımdan sonra kabrime gelip bir Fatiha okuyanın vücudu cehennem ateşinde yanmasın inşallah!” Bu dua isteği karşısında hocası kendisine şöyle söyler: “Vasiyet etki vefatından sonra kabrini kolay bulunacak bir yere yapmasınlar. Virane zor bir yere defnetsinler. Ancak nasibi olanlar gelip senin kabrini bulsun, dua etsinler.”
Bir süre Eyüp Sultan’da, Ebu Eyüp Halid Hz.nin türbesinde türbedarlık yapmıştır. Bu görevden sonra kendisine Ravza-i Mutahhare’de Resulullah efendimizin türbesinde türbedarlık yapma şerefine nail olmuştur. Bu şerefli göreve geldiğinde, kavuştuğu nimete şükrederek şunları söylemiştir: “İki cihan sultanının türbesinde bekçi ve hizmetçi oldun. Onun yüksek kapısının süpürgecisini Mevla mahrum eylemez, zarara uğratmaz. Cihanın sultanı olan Resulullah’ın hizmetçisini kimse incitmez. Ey Emin! Sana müjdeler olsun; Resulullah efendimizin kapısında zahiren ve batinen hizmetçi olmakla şereflendirildin” diyerek, Allah’a dua etmiştir.
Bir defa Kâbe’de Rukn-i Yemani’de (Yemen Tarafı) yaslanmış halde iken, bir kere Mısır’da ve bir kere de İstanbul’da Fatih Camii civarında Hz. Hızır Aleyhisselam ile görüşmüştür.



İmâm-i Rabbânî'nin Mektûbâtının Müstakimzâde tarafından Türkçe'ye ter­cümesini sağlayan Mehmed Emin Tokadi Hzleri, İstan­bul Nakşibendî-Müceddidîliği'nin XVIII. yüzyıldaki en önemli temsilcisidir. Tekke şeyhliğine pek rağbet etmemesi, tekke şeyhi olduktan sonra tekke geleneklerinin bir kısmını gösteriş olacağı gerekçesiyle terketmesi, bu anlayışın bir tarikat ilkesi olduğu Bayramî-Melâmîliği'ne mensup La'Iîzâde Abdülbâki Efendi'nin sohbetle­rine devam etmesi (Müstakimzâde, Risâ-le-i Melâmiyye-i Şüttâriyye, vr. 75a) Nakşibendî-Müceddidîliği'nin kesinlikle karşı olduğu devran hakkında Sıyânet-i Dervîşân adlı bir risale yazarak bu uygula­mayı savunması onun Nakşibendî-Mü­ceddidî şeyhleri arasında özgün bir yer edinmesini sağlamıştır.(DİA, M. Emin TOKADİ Md.)


Mehmet Emin Tokadi Hz lerinin türbesine nasıl gidilir?

İstanbul Anadolu yakasından gelirseniz bizim gibi.. Kadıköyü merkez olarak aldığımızda:
Önce.. Zicirliku’ya ya da Beşiktaşa’a gidebilirsiniz.. Oradan ‘’Unkapanına ‘’ giden bütün otobüslere binebilirsiniz. Unkapanında ‘’Vefa ‘’ durağında iniyorsunuz. Karşısında İMC blokları var.
Siz karşıya geçmeyeceksiniz.. Duraktan aşağıya doğu 5 dakika yürüğünüzde, ana cadde ile yukarıya doğru uzanan bir eski sokak kesişimi var..  Oradan 30 metre yuları yürüdüğünüzde tam karşınızda.. Gerçekten de herkesin görebileceğini bir yerde değil.. adeta saklanmış, nasibi olan ziyaret ediyor..
Kabristanın giriş kapısında, edeple gelen lütufla gider yazısı var..

İnşaALlah Cenab-ı Allah ziyaretmizi dergahında kabul eylesin.. Herkese de gitmeyi nasip etsin..Kendilerine dua ettik, sevdiklerimizi, ışık olduğumuz tüm kardeşlerimizi de duamızı katıp hürmetlerine kabul olmasını Rabbimizden niyaz ettik.. 

(Buradan hemen sonra.. da  çok yakında bulunan Ebul Vefa Hz lerini ziyaret edebilirsiniz.. İndiğiniz duraktan aşağı değil bu sefer yukarı yürüyorsunuz 5 dakika.. Vefa semtinde.. onu da diğer yazımızda anlatacağız inşaAllah.. )

Gülümce.. 05-11-2015

14 Aralık 2014

İbrahim Bin Ethem Hazretleri- İlahi Aşk

Sarayları terk etmekle  başlayan yolculuk,   Allah yolunda evliyalığa kadar yükseliyor..

Lütfen izleyin.. tüyleriniz diken diken olacak (deyim yerindeyse.. )  Bir kişinin hidayetine vesile olsun inşaALlah.. 






 İbrahim Bin Ethem Hazretlerinin yaşamı: okumak için, 


18 Mart 2014

İbrahim Bin Ethem Hazretlerinin Hepimize Örnek Olacak Yönelişi..

Evet gerçekten de yürekleri titretecek bir kıssa..  etkilenmemek mümkün değil..

İbrahim Bin Ethem Hazretleri,

 1. Hicri asrın sonu, 2. Hicri asrın başlarında yaşamış, Horosan ilinin Belh şehri sultanıydı. Etrafı madde aleminin güzellikleri ile çevriliydi. Mücevherlerle süslü tahtta oturur, kadife ve atlaslarla süslü yataklarda yatardı.




Yüce Mevlâm, ona da bazı olaylar yaşatıp, kendisine ulaştıracak yolu buldurdu. Yaşadığı olayların ilki, bir av esnasında cereyan etmişti.

18 Eylül 2013

İmam Gazali'nin Yaşamından !

Hepimize örnek olabilecek bir yaşam...

İmam Gazali, ilimiyle, nefsini terbiye etmesi ile.. dünyaca ünlü erdemli  insanlardan biri..
ALLAH dostu..
O, insanın ancak kendini terbiye etmesi ile yükseleceğine inanmıştır..

Gazâlî’nin ilk istifâde ettiği âlim Radegani’dir. ikincisi ise İmam ismailidir..

İmam Muhammed Gazali, ilim için bir Şehirden bir şehire yolculuk yaparken bir olay yaşamıştır..

Kendisinin de arasında bulunduğu kervan haramiler tarafından baskına uğramıştır.. Daha o zaman genç yaşta olan Gazâlî’nin tüm ders notları haramilerin yanında gittiğinde, o da koşturarak onlardan notlarını istemiş. Haramiler de dönüp, “Ölmek istemiyorsan geri dön” diye tehditler savurmuş. Fakat o kulak asmayıp reisleriyle konuşmak istediğini söylemiş. Reis bu delikanlıyı merak etmiş. Bundan sonrasını İmam Gazâlî’den dinleyelim: