Google+ Üyeleri

Öne Çıkan Yayın

NAMAZ KILMAK İSTİYORUM AMA, KILAMIYORUM DİYEN KARDEŞLERİME !

Namaz kılmak bir insanın yeryüzünde ulaşabileceği en büyük mutluluk.. Namazda Allah'ın huzuruna çıkıp O'na durumunu arz etmek...

8 Mart 2015

Eyüp Sultan Cami Ziyaretimiz ! Eyüp Sultan Kimdir?




Bu sabah güne Eyüp Sultan Camiinde namaz kılarak başladık.. Elhamdülillah..
Cami avlusundan içeri girer girmez maneviyat başlıyor..  misler gibi güzel kokularla birlikte namazımızı kıldık..

Burada yüksek bir maneviyat hakim.. gözyaşlarımızla namazımızı kılıp, dualar ettikten sonra Eyüp Sultan Mezarlığındaki ALLAH dostlarını ziyaret ettik.. gerçekten de asrı saadet konuşuyor.. burası Pier Lotiye kadar uzanıyor..

Mezarlıktaki türbelerden biri 35. Osmanlı Padişahı Sultan Mehmet Reşad'a aittir. 1910 yılında yapılan türbenin haziresinde Kaptan-ı Derya Çengeloğlu Tahir Paşa da yatmaktadır. Eyüp Sultan Camii'nin avlusunun yanındaki iki türbe Mimar Sinan'a yaptırılmış olup Sokullu Mehmet Paşa ve Siyavuş Paşa'ya aittir. Kanuni Sultan Süleyman'ın son devrinde, II. Selim'in bütün saltanatı süresince ve III. Murad'ın ilk devirlerinde 14 yıl kesintisiz olarak sadrazamlık yapan Sokullu Mehmed Paşa'nın türbesi 1568 tarihinde inşa edilmiştir. Bu türbenin karşısında bulunan, II. Selim, III. Murad ve III. Mehmed devri vezirlerinden Siyavuş Paşa'nın türbesi ise Eyüp'ün en büyük türbesi olma özelliğini taşımaktadır. (alıntı )

 Osmanlı dönemini de yaşıyoruz.. ve;

Karcaoğlanın şiiri aklımıza geliyor..

Vara vara vardım ol kara taşa 
Hasret ettin beni kavim kardaşa 
Sebep ne gözden akan kanlı yaşa 
Bir ayrılık bir yoksulluk bir ölüm 

Nice sultanları tahttan indirdi 
Nicesinin gül benzini soldurdu 
Nicelerin gelmez yola gönderdi 
Bir ayrılık bir yoksulluk bir ölüm 

Karac'oğlan der ki kondum göçülmez 
Acıdır ecel şerbeti içilmez 
Üç derdim var birbirinden seçilmez 
Bir ayrılık bir yoksulluk bir ölüm 

Osmanlı kültürü mezarlıklarda hakim.. Danışmanımızın verdiği bilgiye göre, burada 
mezar taşları, kimi uzun kimin kısa.. herkesin boyu ile orantılıymış..
Bir dikkatimizi çeken bir husus da Osmanlının kadına verdiği değer..

Osmanlıdaki zarafet, incelik.. ruhtaki asalet, mezar taşlarında  görmek mümkün.. bayanların taşları çiçek desenli....erkelerin sade.. ve onlarınki mesleklerini belli ediyor..






Eyüp Sultan Kimdir? 

(Ebû Eyyûb el-Ensari Kimdir? )


İstanbul’umuzun güzel ilçesi Eyüp’te yatan ve ilçeye adını veren Ebü Eyyüb el-Ensâri Hazretleri aslen Medineli olup burada yaşayan Hazrec Kabilesinin Neccaroğulları kolundandır. Asil adı Halid, babasının adı Zeyd, annesinin adi ise Hinddir. Hem baba, hem de anne tarafından Hz. Peygamber ile ayni soydan gelmektedir.
Ebü Eyyüb el-Ensari Hz. Peygamber ve Müslümanların Mekke’den  Medine’ye hicretinden iki yıl kadar önce miladi 620 tarihinde hanımı Ümmü Eyyüb ile birlikte Müslüman oldu.


Medine de İslamiyet’i ilk kabul edenlerden biridir. Onun teşvik ve daveti sayesinde ailesinin bütün fertleri, akrabaları ve dostları da Müslüman olmuşlardı.

2. Ebu Eyyûb:

Mihmandar-ı Nebi Miladi 622 yılında Hz. Peygamber en yakın arkadaşı Hz. Ebü Bekir ile birlikte Mekke’den Medine’ye doğru yola çıktı. Hicret olarak isimlendirilen bu yolculuk Medinede duyulduktan sonra şehirde bir çalkantı meydana geldi. Halkı büyük bir heyecan kaplamıştı. Gözler yollara dikildi ve bir bekleyiş başladı. Herkes Hz. Muhammed (SAV) evinde görmek ve ona hizmet etmek düşüncesinde idi. Bu heyecanı yaşayanlar arasında Ebü Eyyüb el-Ensari ile hanımı Ümmü Eyyüb de vardı.

Nihayet beklenen gün geldi. Kutlu misafir Hz. Peygamber Medineye ulaştı. Medineli Müslümanlar onu karşılamak için yollara düştü.

Evlerinin en iyi yerlerini onu misafir etmek için hazırlamışlardı. Kimseyi kırmak istemeyen Efendimiz, devesi Kusvayı serbest bırakarak kapısına çöktüğü evin misafiri olacağını duyurdu. Bu esnada duygulu anlar yaşandı.

Bazı Medineliler devenin dikkatini çekip onu evlerine yönlendirmek için gayret gösteriyordu. Ancak Kusa hiçbir yere takılmadan yürüdü. Ebü Eyyüb ile Ümmü Eyyüb çiftinin kapısına geldi ve çöktü.

Böylece Hz. Peygamber Ebü Eyyüb el-Ensarinin evine indi.



3. Tatlı ve Heyecanlı Anlar

Ebü Eyyüb el-Ensarinin evi iki katlı idi ve üst katını Efendimiz için hazırlamıştı. Ancak Resülullah (s.a.v.) alt katı yukarıya tercih etti. Ebü Eyyüb da onun isteğine uydu. Akşam olunca herkes odasına çekildi. Üst kata çıkan Ebü Eyyüb ile hanımı rahat değillerdi, içlerinde bir huzursuzluk vardı. Allah Resülü alt katta iken kendilerinin üst katta kalmaları hoşlarına gitmiyordu. Bunu saygıda kusur olarak değerlendiriyorlardı. Ayrıca biraz eski olan evin üst katında yürüyünce alt kata ses gitme ve toz toprak dökülme ihtimali vardı. Çok üzüldüler. Evin bir köşesine çekilip sabaha kadar uyumadan beklediler. Sabah olunca Ebü Eyyüb durumu Hz. Peygambere bildirdi. Efendimiz de ona, ziyaretçi çokluğu sebebiyle alt katta kalmayı tercih ettiğini söyleyerek kendisini rahatlattı.

Ancak birkaç gün sonra bir olay cereyan etti. Bir gece üst katta dolu bir testi devrilip suyu döküldü. Ebü Eyyüb ve hanımı dökülen suyu evdeki kadife yorgana emdirerek alt kata inmesine engel olmaya çalıştılar. Buna rağmen Resulullah’ın üzerine damlamış olabileceği endişesiyle sabaha kadar uyuyamadılar. Sabah olunca Efendimiz’e geldiler, huzursuz olduklarını bildirdiler ve testi olayını da anlatarak üst kata taşınması için kendisine rica ettiler. Böylece Hz. Peygamber evin üst katına taşındı.

4. Ebü Eyyüb Hz. Peygamber iIe  Resül-i Ekrem Efendimiz Ebü Eyyüb’un evinde yaklaşık yedi ay kaldı.

Mescid-i Nebevinin ve evinin yapımı bittikten sonra da kendi evine taşındı. Ancak kendisine yaptıkları hizmet sebebiyle Ebü Eyyübu ve eşini hiçbir zaman unutmadı. Bazı günler, ashaptan bir grup arkadaşını yanına alır ve onlarla birlikte Ebü Eyyüb’un evine misafir olurdu. Ebü Eyyüb da Efendimiz hayatta bulunduğu sürece yanından ayrılmadı. Ona izzet ikramda bulunmaya devam etti. Bedir, Uhud ve Hendek savaşlarına katıldı. Hayberin, Mekkenin ve Taifin fethinde de bulundu. Bu savaşlar esnasında zaman zaman  Resulullahın korumalığını yaptı.
Beşinci Önemli Husus

Özellikle Eyüp Sultan’a gelen ve Ebu Eyyüb el-Ensari Hazretleri’ni ziyaret edip burada dua eden hanım-erkek, büyük-küçük her Müslüman için şu husus çok önemlidir:

Burada yatan Ebu Eyyüb el-Ensri büyük bir insandır. Medinede İslam’a giren ilk Müslümanlardandır. Malını ve canını Allaha ve Resulünün yoluna adamıştır. Kuran’da ve Hz. Peygamberin hadislerinde övülmüştür. Hz. Peygamber çok severdi. Onu evinde misafir etmek, hizmetinde bulunmak ve yolunda yürümek en çok zevk aldığı işlerdendi. Bundan dolayı Efendimiz de onu çok seviyordu. Dinini yaşama konusunda titiz bir insandı. İlme ve araştırmaya önem verir, dine uygun düşmeyen şeylerden uzak durur, cahilce yapılan işler konusunda insanları uyarırdı. Güçlü bir imana sahipti. İslama hizmet etmek en büyük tutkularından biri idi. 

Bu maksatla, yaşı sekseni geçtiği halde binlerce kilometre uzaktaki Medine’den yaya olarak İstanbula gelmiş ve burada şehid düşmüştür. Bu özellikleriyle o, Cenab-ı Hakkın rızasını kazanmış, Peygamberimizin sevgisine nail olmuş ve milletimizin gönlüne taht kurmuştur. Ziyaretçi, bu niteliklere sahip olan Ebu Eyyüb el-Ensari Hazretlerinin huzuruna çıkıp dua ederken; onu evlenemeyenlerin kısmetini açan, çocuğu olmayanlara çocuk veren, çek ve senetlere ödeme kolaylığı sağlayan, işsizlere iş ayarlayan, bozulan işleri düzelten, kayıp eşyaları bulduran, zenginlik kapıları açan, ev ve araba veren… bir kimse şeklinde değil de yukarıdaki özelliklere sahip örnek bir insan olarak düşünmeli, sonra da Cenab-ı Hakkın kendisini de bu güzelliklere sahip bir Müslüman haline getirmesi için içten gelerek dua etmelidir. Aynı güzellikleri annesi, babası, eşi, çocukları, torunları, kardeşleri, bütün yakınları ve komşuları için de istemelidir. Ayrıca milletimizin, bütün Müslümanların ve insanlık aleminin iyiliği için duada bulunmayı ihmal etmemelidir.

Hz. Ebu Eyyub el- Ensari’nin Naklettiği Bazı Hadisler

Ebu Eyyüb el-Ensari naklediyor:Hz Peygamber (s.a.v.) şöyle buyurdu:

Sünnetim olan şeylerden yüz çeviren benden değildir.

Ebu Eyyüb el-Ensari’nin naklediyor: Peygamber (SAV)  şöyle buyurdu:

Kim emrolunduğu şekilde abdest alır, yine emrolunduğu şekilde namaz kılarsa geçmişte işlediği küçük günahları bağışlanır.
Kaynakça: Eyüp Müftülüğü

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder