Google+ Üyeleri

Öne Çıkan Yayın

NAMAZ KILMAK İSTİYORUM AMA, KILAMIYORUM DİYEN KARDEŞLERİME !

Namaz kılmak bir insanın yeryüzünde ulaşabileceği en büyük mutluluk.. Namazda Allah'ın huzuruna çıkıp O'na durumunu arz etmek...

21 Eylül 2013

SUİZANDA (BAŞKALARI HAKKINDA KÖTÜ ZAN ) BULUNMAK

Şeytanın kalbe hulul eden kapılarından biri de su-i zan (kötü zan)dır. Allahû Teâlâ:

   “Ey iman edenler, zanların çoğundan sakının, zira zanların bazısı günahtır” (Hucurat Süresi: 49/12) buyurmuştur.

 Kim, bir zan ile başkasının kötülüğüne hükmederse, şeytan bu kimseyi o adamın aleyhinde dil uzatmaya ve gıybet etmeye sevk eder de bu sebeple helâke gider yahut o adamın hakkına riayet edmez, ikramda kusur eder. Ona hakaretle bakar ve kendini ondan hayırlı görür. Bunların hepsi tehlikelidir. Bunun için şeriat töhmet yerlerinden men etmiştir. Nitekim Resul-i Ekrem (sav):
   “Töhmet yerlerinden kaçınınız”(Irakî aslını bulamadım dediyse de bu mealde rivayetler vardır.)buyurmuştur. Hatta bizzat Resul-i Ekrem (sav) efendimiz töhmet yerlerinden uzaklaşmıştır.

   Ali b. Hüseyin (ra)'dan rivayet edildiğine göre; Safiyye binti Hayy b. Ahtab, Resul-i Ekrem’in mescidde itikafta olduğunu öğrendi ve Resul-i Ekrem’in ziyaretine gittiğini söyledi. Bir müddet Resul-i Ekrem ile konuştuktan sonra ayrılmak üzere kalktım ve Resul-i Ekrem de kapıya kadar beni yolcu etti. Tam o sırada Ensar’dan iki genç oradan geçiyordu. Hemen Resul-i Ekrem onlara seslendi ve “Bu, Safıyye binti Hayy”dır buyurdu. Onlar da:
   -Ya Resûlüllah, biz senin hakkında hayırdan başka bir şey bilmiyoruz, dediler. Bunun üzerine Resul-i Ekrem:
   -Kanın bedende cereyanı gibi şeytan da insana hulul eder. Size vesvese vereceğinden korktum da onun için vaziyeti izah ettim, buyurdu. (Buhari - Müslim)

   İnsafla bak ki, Resul-i Ekrem onları din ve diyanetlerinde nasıl korudu. Çünkü Resul-i Ekrem onlara su-i zannın insanı küfre götürdüğünü, ümmetinin töhmet yerlerinden uzaklaşmasını emretti. Hatta en muttaki bir alimin bile:

”Benim hakkımda husn-i zandan başka ne yapabiliriz?’ demesinin doğru olmadığını bildirdi. 
Zira en muttaki ve şüpheli şeylerden çekinen alim bir zata herkes aynı nazarla bakmaz. Bazıları her yönden rıza gözü ile bakarsa, bazıları da kem gözle bakarlar. Nitekim şair:

   “Rıza gözü, bütün ayıplara karşı kötüdür, fakat hasım gözü bütün kötülükleri ayıplar” demiştir.
   Onun için kötü zanlardan ve kötülerin töhmetinden uzaklaşmak gerekir. Zira kötüler, herkesi kötü bilirler. İnsanlara su-i zanda bulunan ve kusur araştıran bir kimseyi gördün mu? Bilmiş ol ki, bu adam kötü bir insandır, o kendisinden taşan pisliğidir. 0, başkasını kendisi gibi görür. Zira mümin, mazeretler arar ve kabul eder. 

Münafık ise kusur arar durur, Mümin bütün insanlar hakkında kalbi temiz olup iyilikten başka bir şey düşünmeyen kimsedir.

   Şu anlattıklarımız, şeytanın kalbe giden yollarının bazılarıdır. Hepsini saymak istesem ona güç yetiremem. Yalnız bu kadarı diğerlerine de işarettir. Ademoğlunda bulunan her kötü huy, şeytanın silahı ve kalbe hulul eden yollarından biridir.
   Eğer şeytanı kavramanın çaresi nedir ve bunun için yalnız zikrullah kafi midir? “La havle ve lâ kuvvete illabillah” demek yeter mi? dersen:  
   Bilmiş ol ki; kalbi korumanın çaresi bu yolları kapamaktır. Bu da kalbi bu kötü huylardan temizlemekle mümkündür.  

Bunun için Allahü TeAla:
   “Takvaya erenler (yok mu?) onlara şeytandan herhangi bir arıza iliştiği zaman, iyice düşünürler, bir de bakarsın ki onlar görüp bilmişlerdir bile."(A'raf Süresi: 7/201) Bu hali muttakilere tahsis etmiştir. 

Şeytan, aç bir köpek gibidir. Köpek sana yaklaşır, şayet et, ekmek gibi yiyecek bir madde yoksa köpeği “def ol git” demekle köpekler uzaklaşır, gider. Fakat yiyecek maddesi varsa o yalnız kovulmakla oradan uzaklaşmaz. Şeytan da böyledir. 

Şayet kalbde bir kuvveti yoksa, yalnız zikir ile oradan uzaklaşır. Şayet şehvet kalbde galebe çaldı ise, zikrin hakikati kalbin kenarlarına doğru iner ve fakat ortasında yerleşemez. Bu suretle yine şeytan, kalbin merkezlerine hakim olur. Fakat heva ve kötü sıfatlardan temizlenmiş olan muttakilerin kalbi ise, şeytanın girmesi şehvet yönünden değil, zikirden hali olması bakımındandır. Bu kalp, zikre döndüğü zaman, şeytan geri çekilir. Bunun delili ise şu ayettir:
   “Racim olan şeytandan Allah’a sığın” (Nahl Sûresi: 16/98)Bunun gibi zikirle ilgili pek çok ayet ve hadis vardır.

Yazı Alıntıdır..













İnsanlık..utanmakla başlıyor.. Allah'dan utanmayan, kuldan da utanmaz.
Kuran dışı, davranışların sebebi.. Allah'ı hatırda tutmamak.. Allah'ın gözetiminde olduğunu bilen insan kurallarını korumada hassas olur..

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder