Öne Çıkan Yayın

NAMAZ KILMAK İSTİYORUM AMA, KILAMIYORUM DİYEN KARDEŞLERİME !

Namaz kılmak bir insanın yeryüzünde ulaşabileceği en büyük mutluluk.. Namazda Allah'ın huzuruna çıkıp O'na durumunu arz etmek...

kulluk en şerefli makam etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kulluk en şerefli makam etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

6 Mart 2015

Büyüklendikçe Sapıtırız !




Benim Peygamberim hasırda yatıyordu.. O ki kainatın Efendisi, en güzel ahlaka sahip ALLlah'ın Resülü..

Ama günümüze baktığımızda hep bir gösteriş.. sahip olunanlar ile övünme.. (bazıları )
Bir doktor kardeşimizle, aramızda geçen bir konuşma şöyleydi:

Bugün düşünüyorum da, beni bu noktaya getiren acaba Kendim miyim?
Hayır .. bugünkü başarımı, sahip olduklarımın hepsini ''Allah'a borçluyum '' işte ben bunları idrak edince daha çok Rabbime yöneliyorum.. (bu manada ..)

Bir insanın sahip oldukları ile övünmesi, kibirlenmesi kadar: hem küçük düşürücü hem de nankörce bir davranış olabilir mi?
Kendiyle övünmek, kendini ya da başka insanları  yüceltmek ..  kişiyi ALlah'dan uzaklaştırır..
Allah'dan uzaklaştıkça sapıtır.. kendini yücelttikçe doğruyu göremez..
Bir kere sahip olduklarıyla büyüklenen insana doğruyu gösterseniz de görmesi çok zor..
Çünkü nefis firavun gibi olmuş, kul olmaya yanaşmıyordur...


“Yeryüzünde haksız yere büyüklük taslayanları ayetlerimden uzaklaştıracağım (onlar) her ayeti görseler de ona iman etmezler, doğru yolu görseler onu yol edinmezler ama sapıklık yolunu görseler onu (hemen) yol edinirler. Bu onların ayetlerimizi yalanlamaları ve onlardan hep gafil olmaları sebebiyledir.”

Araf 146


Sözün Özü: Bizi de sahip olduklarımızı da yaratan ALLAH'dır.. Haddimizi bilelim, veren ALLAH almayı da bilir..  Biz kendimizi, kendi ''benliğimizi '' aradan çıkaralım ki, ortada bizden hiçbir şey kalmasın..
İşte o zaman kul olma yolunda oluruz.. yoksa büyüdüğümüzü zannettikce sapıtanlardan oluruz ALLAH muhafaza..

Hepimizin bu dünyadaki en önemli görevi kulluk.. kulluk en şerefli makamdır..
Her nereden okunuyor isek ışık olsun inşaALlah..


Gülümce , 06-03-2015

14 Ocak 2014

Resulullah(as)'ın kul olmayı tercihinden sonra, kulluk insanın ulaşabileceği en şerefli makam oldu


Allâh Teâlâ tevâzûyu ilk olarak en sevgili kulu olan Efendimiz -sallallâhu aleyhi ve sellem-'e emretmektedir.
 "Sana tâbî olan mü'minlere alçak gönüllü davran!" (eş-Şuarâ 26/215) emrini alan Resûl-i Ekrem Efendimiz; "Allâh Teâlâ bana, «O kadar mütevâzî olun ki kimse kimseye böbürlenmesin; kimse kimseye zulmetmesin!» diye emretti." (Müslim, Cennet, 64) buyurmuş ve hayâtını tevazûun zirvesinde yaşayarak biz ümmeti için sayısız örnekler sunmuştur.

Cenâb-ı Hakk'a kul olmayı kendisi için en büyük şeref bilerek ne krallığa ne de melikliğe meyletmiştir.

Efendimiz'in bu tercihini anlatan rivâyet şöyledir:

"Birgün Allâh Resûlü, Cibril ile oturmuş sohbet ediyordu. O anda semâdan bir melek indi. Cebrâil -aleyhisselâm- bu meleğin dünyaya ilk defâ indiğini söyledi. Melek; «Yâ Muhammed! Beni sana Rabbin gönderdi. Melik bir peygamber mi yoksa kul bir Peygamber mi olmak istediğini soruyor.» dedi.

Efendimiz Cebrâil'e baktı. O da mütevâzî olmasını işâret ederek; «Ey Allâh'ın Resûlü! Rabbine karşı mütevâzî ol!» dedi. Resûlullâh -sallallâhu aleyhi ve sellem-; "Kul bir Peygamber olmayı isterim." ( İbn-i Hanbel, II, 231; Heysemî, IX, 18, 20) buyurarak müstesnâ bir tevâzû nümûnesi ortaya koydu. Bu tercihten sonra kulluk, insanın ulaşabileceği en şerefli makam oldu.

Resûlullâh -sallallâhu aleyhi ve sellem- kendisine aşırı ta'zim gösteren kimselere; "Siz beni, hakkım olan derecenin üzerine yükseltmeyiniz! Çünkü Yüce Allâh beni resûl edinmeden önce kul edinmişti." (Heysemî, IX, 21) ikâzında bulunarak kul olmanın kıymetini göstermiştir.